AB Otomotiv Sektörü Eylem Planı
16 Nisan 2025AB Otomotiv Sektörü Eylem Planı: Menşe Kuralları ve Ticaret Savunma Araçlarında Yeni Dönem
Uludağ İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliği’nin 16.04.2025 tarihli duyurusu, Avrupa Komisyonu’nun otomotiv sanayisine yönelik açıkladığı “Avrupa Otomotiv Sektörü için Sanayi Eylem Planı” kapsamında öne çıkan başlıklara dikkat çekiyor. TİM üzerinden iletilen bilgilere göre, plan 30 Ocak 2025’te duyurulan “Otomotiv Endüstrisinin Geleceğine ilişkin Stratejik Diyalog” sürecinin devamı niteliğinde ve 5 Mart 2025’te kamuoyuyla paylaşıldı. Duyuruda özellikle menşe kuralları, ticaret savunma araçları ve tedarik zincirinin korunmasına ilişkin yaklaşımın ihracatçılar açısından yakından izlenmesi gerektiği vurgulanıyor.
Duyurunun menşe kuralları bölümünde, tercihli menşe kurallarına uygulanan yaklaşımın otomotiv sektörü ve üye ülkelerle istişare edilerek ele alınacağı belirtiliyor. AB’nin, tercihli rejimlerden yararlanan üçüncü ülkelerde faaliyet gösteren ve haksız ticaret uygulamalarıyla gündeme gelen firmaların AB pazarında “tesis kurarak avantaj elde etmesini” caydırmak amacıyla, otomotiv sektörüne özel menşe kurallarını ticaret savunma araçlarında tanımlamayı değerlendirebileceği ifade ediliyor. Bu çerçeve, menşe kurgusu ve tedarik zinciri yapısının, olası soruşturmalarda daha görünür hale gelebileceğine işaret ediyor.
Öne çıkan bir diğer başlık ise haksız uygulamalarla mücadelede kullanılan ticaret savunma enstrümanları. Komisyonun, Çin menşeli elektrikli araç ithalatına karşı telafi edici vergi uyguladığı; önlemlerin etkisiz kılındığına dair yeterli bulgu oluşması halinde yeni bir soruşturma başlatmaya hazır olduğu belirtiliyor. Ayrıca batarya ve parça segmenti dahil olmak üzere tedarik zincirinin ilerleyen aşamalarında görülebilecek haksız uygulamaları incelemek için Ticaret Savunma Araçları ile Yabancı Sübvansiyonlar düzenlemelerinden yararlanma konusunda kararlı bir tutum sergilendiği aktarılıyor. Bu çerçevede, Türkiye’de olası Çin yatırımlarının “önlemlerin etkisiz kılınması” veya “yabancı sübvansiyon” boyutlarıyla sorgulanma ihtimali bulunduğu değerlendirmesi öne çıkıyor.
Duyuruda ayrıca yabancı yatırımların sektörün rekabetçiliğine katkı vermesini hedefleyen koşulların gündeme gelebileceği aktarılıyor. Ortak girişim yapıları, yerlileşme odaklı gereklilikler, üst düzey yönetim yapılanmaları gibi başlıkların yanı sıra; satın alma sözleşmeleri, lisans hizmetleri, telif hakkı anlaşmaları ve teknoloji/fikri mülkiyet lisanslaması gibi unsurların AB sanayisinin ihtiyaçlarını destekleyecek şekilde kolaylaştırılması ve bazı taahhütlerin talep edilmesi seçenekler arasında değerlendiriliyor. Bu yaklaşım, yatırım kararları kadar üretim ve tedarik modeli kurarken de menşe ve uyum risklerinin daha baştan yönetilmesini önemli hale getiriyor.